Masallar

Üç Küçük Maymuş Masalı

Ağaçtaki Üç Küçük Yoldaş

Geniş dallı bir çınarın tepesinde, rüzgârın yapraklarla şarkı yaptığı bir yerde üç küçük maymuş yaşardı. Hepsi farklıydı ama aynı dalda sallanırlardı: biri meraklı, biri temkinli, biri cesurdu. Her sabah güneş ışıklarıyla uyanır, tatlı bir sabah işi olan taze meyveleri toplamak için birbirlerine yardım ederlerdi.

Günlerden Bir Gün

O sabah, ağaçta beklenmedik bir sessizlik vardı. Kuşlar uzaklaşmış, yerdeki çimenler rüzgârdan düzleşmişti. Üç maymış merakla aşağıya baktı; köy yolunda küçük bir sepet, sepetin içinde ise titreyen bir kuş yavrusu vardı. İnsan ayak izleri taze, ama kimse görünmüyordu.

Meraklı maymuş ilk atladı. “Küçük kuşu alalım,” dedi. “Soğuktur; yardım etmeliyiz.”

Temkinli maymuş dikkat çekti: “Bilemeyiz; sepet kimin? Belki sahibini arıyor. Hemen müdahale etmeden önce düşünmeliyiz.”

Cesur maymuş ise, “Beklemektense bir şeyler denemeliyiz. Kuş yalnız ve korkmuş. Ona dokunmazsak üzüleceğiz,” diye yanıtladı.

Günlük Plan

Üçü bir araya gelip küçük bir plan yaptılar. Temkinli maymüş etrafı kolaçan edecek, meraklı maymış kuşun yanına yaklaşacak, cesur maymış ise gerektiğinde yardım için ağaçtan atlayacaktı. Hepsi birbirlerinin sözlerini dinledi ve sırayla görevlerini yerine getirdiler.

  • Temkinli maymış çevrede kimse var mı diye bakındı; kimse görünmüyordu fakat ayakkabı izleri bir süre önce bırakılmış gibiydi.
  • Meraklı maymış nazikçe sepete eğildi, elinde hafifçe bir yaprak tutup kuşa sıcaklık verdi.
  • Cesur maymış harekete hazır bekledi; gerekirse kuşu ağaca taşıyacaktı.

Küçük Kuşun Hikâyesi

Kuş yavrusu titriyordu ama yaralı değildi. Çıkardığı küçük sesler korkudan ziyade açlıktan geliyordu. Üç maymuş, sepete biraz yemek koyup onu korumaya başladılar. Aralarında konuşurken, meraklı maymuş kuşun bir ağaç dalından düşmüş olabileceğini fark etti. Yakındaki kulübede bir kedi görülmüş olabileceği söylentileri vardı; bu yüzden dikkatli olmak gerekiyordu.

Temkinli maymış, “Onu hemen kulübeye götürmeyelim. Önce biraz dinlensin ve güçlensin,” dedi. Cesur maymuş ise küçük bir battaniye yapmak için yaprak ve yumuşak yosun topladı.

Birlikte Çözüm

Maymüşler sorumluluk paylaşmanın ne demek olduğunu öğreniyordu. Meraklı maymış kuşun yanındayken onu eğlendirdi, temkinli maymış etrafta bekledi ve tehlikeye karşı önlem aldı, cesur maymış ise ihtiyaç olursa kuşu daha güvenli bir yere taşıdı. Aradan birkaç saat geçti; kuş sesleri güçlendi, kanatlarını hafifçe açıp kapamaya başladı.

O akşam, köyden nazik bir kadın merdivenle geldi. Sepetin sahibinin ona ait olduğunu, yavru kuşun yuvasından düşmüş olduğunu anlattı. Kadın, maymüşlerin yaptığı battaniyeye ve yemeye teşekkür etti. Üç maymüş birbirine bakıp gülümsedi; hiçbiri büyük ödül beklemiyordu. Yaptıkları iyi bir işin sıcaklığı zaten yeterliydi.

Dersler

Gün batarken maymüşler dalda oturup konuştu. Meraklı maymış, “Her işe atlamak bazen işe yarar, ama diğerleri olmasa başaramazdım,” dedi. Temkinli maymış, “Düşünmeden harekete geçmemek de önemli; ama hepimiz birlikte akılcı bir yol bulduk,” diye ekledi. Cesur maymış ise, “Korkmak normaldir; ama korkuyu arkadaşlarınla paylaşınca küçülüyor,” dedi.

Yeni Bir Başlangıç

Sabah olduğunda küçük kuş, sahibinin kollarında yuvasına geri dönmüştü. Ağaçta kalan üç maymuş, olanları hatırlayıp birbirlerine daha çok güvenmeye başladılar. Bundan sonra karşılaştıkları her küçük sorun, onların birlikte çözüm üretme yeteneğini güçlendirdi. Dalların arasında salonları, sabah oyunları ve akşam sohbetleri oldu; her gün yeni bir şey öğreniyorlardı.

Öykü burada bitmiyor; çünkü her gün yeni bir macera, yeni bir ders getirir. Önemli olan, birbirine bakmak, dinlemek ve gerektiğinde el uzatmaktı. Üç küçük yoldaş, hayatın küçük anlarında büyüyüp, birbirlerinin en yakın arkadaşı oldular.

İlgili Makaleler

7 Yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu