Anadolu MasallarıÇocuk Masalları Oku Eğitici ve EğlenceliKısa Çocuk Masalları OkuTürk Masalları

Gökten Düşen Üç Elma Masalı

Bir Varmış Bir Yokmuş

Küçük bir köyde, rüzgârın tatlı tatlı estiği, ağaçların kuş şarkılarıyla dolu bir yerde yaşayan Ali adında meraklı bir çocuk varmış. Ali sabahları erken kalkar, bahçedeki dut ağacına tırmanır, civardaki patikaları keşfeder, küçük hayvanlarla konuşurmuş gibi yaparmış. Bir gün, olağanüstü bir şey olmuş: gökyüzünden üç elma düşmüş.

Elmalar, Ali’nin bahçesindeki samanlığın önüne yumuşakça konmuş. Biri parlak kırmızı, biri sarımtırak, biri de yeşilin en canlı tonundaymış. Ali önce ne olduğunu anlamamış; elmaların nasıl gökten düştüğünü merak edip başını kaldırmış ama gökyüzünde ne uçan bir şey ne de esrarengiz bir iz varmış.

Elmalarla Gelen Sürpriz

Ali elmayı eline almış. Kabuğu alışılmadık derecede tazeymiş, içinde hafif bir tatlılık hissetmiş. Tam ısıracakken, en kırmızı elma hafif bir sesle konuşmuş:

“Beni paylaşınca tadım daha güzel olur.”

Ali şaşırmış ama güzel bir fikir olduğunu düşünmüş. Kırmızı elmayı alıp annesinin ve komşu Ayşe teyzenin kapısını çalmış. Elmayı üçe bölüp herkese vermişler. Hep birlikte yedikleri için elmanın tadı gerçekten de daha lezzetliymiş ve sohbetleri de uzamış.

Cesaretin Küçük Sınavı

Sarı elma farklıymış; eline alır almaz Ali’nin kulağına fısıldamış:

“İçimde cesaret var. Korktuğun bir işi benimle dene.”

Ali’nin aklında köyün uzak ucundaki dere kenarındaki yaşlı köprünün üzerinden geçmek varmış. O köprü sallanır, bazı çocuklar oradan geçmekten korkarmış. Ali önce çekinmiş ama sonra sarı elmanın cesaret verdiğini hissedince adım adım köprüyü geçmiş. Karşıya vardığında, köydeki diğer çocuklar da onu alkışlamış. Ali cesaretin paylaştıkça büyüdüğünü anlamış.

Doğruluk ve Küçük Bir İtiraf

Yeşil elma ise en sessiziymiş; Ali elmayı kokladığında hafif bir rüzgâr esmiş gibi olmuş ve elma şöyle demiş:

“Beni yiyen önce bir gerçek söylemeli.”

Ali düşündü: “Geçen gün bahçeden komşunun tavuğunu yanlışlıkla korkutmuştum, sonra utanıp söylememiştim.” Yeşil elma bunu duyunca hafifçe parlamış. Ali komşusuna gidip olanı anlattığında, komşusu gülümseyerek, sıkı sıkıya bağırıp kızmak yerine, durumu anladığı ve kusura bakmadığını söylemiş. Yalan söylememek ve itiraf etmenin rahatlatıcı bir yanı olduğunu Ali o an öğrenmiş.

Elmaların Sırrı

Gün batarken Ali elma kabuklarını atmak yerine bir kaseye koymuş ve dedesine göstermiş. Dede elma kabuklarına bakıp gülmüş:

“Eski masallarda gökten düşenler bazen ders getirir, bazen de yalnızca bir sürpriz olur. Sen üç şeyi öğrendin: paylaşmak, cesaret ve doğruluk. Bunlar bir çocuğun en değerli yanlarıdır.”

Ali dedesinin sözlerini düşündükçe elmaların sadece lezzet değil, aynı zamanda küçük bir öğretici olduğunu anlamış. Ertesi gün, elma hikâyesini arkadaşlarına anlatmış. Her biri elmayı kendi vida kadar kıymetli bir öğüt bulmuş.

Masaldan Alınacak Dersler

  • Paylaşmak, yalnızca eşyanın değil duyguların da paylaşıldığını öğretir.
  • Cesaret, herkesi cesur yapmaz ama bir adım atmakla başlar.
  • Doğruluk, bazen zor olsa da hem insanları hem de gönlü hafifletir.

Günler sonra o kırmızı, sarı ve yeşil elmaların hikâyesi köyde dilden dile yayıldı. Her çocuk kendi elmasını hayal edip hangi dersi alacağını düşünmüş. Ali ise öğretileri unutmayıp yoluna devam etmiş; gerektiğinde paylaşmış, gerektiğinde cesurca davranmış ve hata yaptığında itiraf etmiş.

Bir Bakış, Bir Gülüş

Yıllar geçse de köyde bir çocuk uzaktan Ali’yi görse hemen durur, gökyüzüne bakar ve hayal kurarmış. Belki bir gün tekrar gökten düşer üç elma; kim bilir? Önemli olan, elmaların öğrettiği şekilde davranmakmış: küçük iyilikler yapmak, korkuları yenmek ve doğruluktan şaşmamak.

İşte öyleydi; basit bir şans veya bir mucize fark etmezdi. Önemli olan öğrendikleriydi. Gökten düşen olmasa da, her gün yeni bir ders düşebilirdi insana.

Masal böylece biterken, gece yıldızlarla dolmuş ve Ali rüyasında yeni maceralar görmüş.

İlgili Makaleler

19 Yorum

  1. Bu akşam sevdiğim hanfendiyi uyutabilmek için okuduğum 2. masal kendisine uyandığında göstermek için buraya yazıyorum. Seni Seviyorum Ceren

  2. Bende bu masalı prensesim betülüme okudum baba sen okumadan uyuyamıyorum diyor.
    Seni seviyorum Canım Kızım

  3. Bu masalı her zerresinde kaybolduğum kadına okudum. O şuan en tatlı uykusunu geçirirken ona bu masalı okumanın huzuruyla bende yatıyorum. İyi uykular şarapsal kadın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu